| |
| Son dönemde Aktif olan uydular : |
|
|
|
http://www.amsat.org/amsat-new/satellites/status.php
AMSAT Sayfa Linki |
| |
|
AO-16 Uplink FM 145.920 MHz / Downlink SSB 437.026 MHz (DSB: USB veya LSB
dinlenebilir) |
|
VO-52 SSB/CW Linear ..(şu sıralarda en düzgün çalışan
uydudur) |
| SO-50 FM. |
| AO-51
FM. Farklı Frekanslardaki aktarcıları için, linkine
bakınız. |
| AO-27 FM.
Avrupa - Amerika arasında çalıştırılıyor, diğer bölgelerde
aktarıcısı kapalı olabiliyor. |
|
NO-44 1200 Bd. APRS Paket AX25 AFSK.. Arasıra aktif. |
|
FO-29 SSB/CW Linear.Son dönemde Transponderi kapalı.Linkine bakınız. |
ISS
Cross FM, Uluslararası uzay istasyonunda barındırılan
Cross FM ve APRS tekrarlayıcılar,
Takvime bağlı olmaksızın değişebiliyor. Mekik-ISS
kenetlenmesinde tüm Amatör cihazlar kapatılıyor. |
| AO-7 SSB/CW Linear.1982 de akü arızası nedeniyle sustu ,2002 de
Akülerdeki kısa devre durumu açık devre olunca, Solar paneller
Güneşi gördüğünde çalışıyor.29 MHz Downlinki de arasıra
aktif oluyor.Linke bakınız. |
| Sumbandila
FM. Güney Afrika Cumhuriyeti uydusudu. |
| Delfi-C3
Hollanda Teknoloji Üniversitesi "
CUBESAT". SSB CW Aktarıcılı.Arasıra aktif.
|
ITUpSAT1
İstanbul Teknik Üniversitesi "CUBESAT"
UHF
Beacon 437.250 MHz, CW-19k2 BPS, aktarıcısız. |
|
XW-1
İlk ÇİN Amatör haberleşme uydusu. Test aşamasında.. |
CUBESATlar
Üniversitelerin deney maksatlı, 650 km yükseklikte dolanan 10 x10 x10 cm
boyutlu,
1Kg. ağırlığında mini uydular. |
|
|
| AKTİF UYDULARIN GÜNCEL
FREKANSLARI |
|
|
UYDU
|
Merkez Downlink Frekansı
|
Merkez Uplink Frekansı
|
Mode
|
|
AO-7
|
USB 145.950 SSB CW 25kHz
|
LSB 432.150
|
SSB CW invert
|
|
VO-52
|
USB 145.900 SSB CW 30 kHz
|
LSB 435.250
|
SSB CW invert
|
|
AO-51
|
435.300
|
145.920
|
FM
|
|
SO-50
|
436.795
|
145.850 67 Hz
|
FM
|
|
AO-27
|
436.797
|
145.850
|
FM
|
|
AO-16
|
437.026
FM
|
145.920 SSB
|
FM-SSB invert
|
|
NO-44 PCSAT APRS
|
145.827
|
145.827 Simplex
|
1200 Bd.
|
|
ISS APRS RS0ISS-4
|
145.825
|
145.825 Simplex
|
APRS 1200 Bd.
|
|
ISS Astronot
|
145.800
|
145.200
|
FM
|
|
ISS cross
|
145.800
|
437.800
|
FM
|
|
Delfi-C3
Cubesat
|
USB 145.900
SSB CW 20kHz
|
LSB 435.550
|
SSB CW invert
|
|
Sumbandila
SO-67
|
435.345
|
145.875 233.6 Hz
|
FM
|
|
|
437.3250 Beacon
|
Sadece Beacon gönderiyor
|
CW -19k2 BPSK
|
|
XW-1
|
| 435.675 |
| USB
435.765-435.715 |
|
| 145.825
67Hz. |
| LSB
145.925-145.975 |
|
|
|
|
Frekanslar MHz
|
Frekanslar MHz
|
|
|
| Gerçek
zamanlı Online Amatör uydu konum takibi |
|
|
Duyduğunuz Uyduları bu adrese rapor edebilirsiniz:
http://oscar.dcarr.org/index.php |
| |
AMATÖR
UYDULARIN TARİHÇESİ:
Kadri
Mehmet Başak, TA1D
|
|
İlk
amatör uydu 1961 yılında yörüngeye oturtuldu.Uydunun ismi OSCAR
1 idi, anlamı; Orbital satelitte Carrying Amateur Radio kelimelerinin
baş harflerinden oluşuyordu.
Bu uydu
ilk OSCAR olmasının yanında ilk resmi olmayan özel uydustatüsünü
taşır.
EKMEK
kutusu da denilen bu uydu , kutusu dışınde 64 Dolara malolmuştu ve sadece HI
gülme
işareti gönderen bir vericisi vardı, henüz transponder taşımıyordu.
Bataryaları
şarj edilmeyen pillerden oluştuğu için enerjisi bitene dek üç hafta süreyle
çalıştı.
Yine
ardından OSCAR 2 atıldı ,,yıl 1962.
İlk
aktif dublex haberleşme uydusu OSCAR 3 dür.1965 martında gönderildi,çalıştığı
süre zarfında 100 den fazla istasyon 16 ülke ile görüşme yapmıştır.OSCAR4
ise kötü yörüngesine rağmen başarılı qsolara aracı olmuştur.
Melbourne
üniversitesinde yapılan OSCAR 5 1970
yılında yörüngeye yerleşti, daha güçlü aküleriyle 6 haftadan daha uzun
süre çalıştı, bu yıllarda henüz SOLAR paneller kullanılmadığından , şarjlı
akü de kullanılamıyordu.
Bu sıralarda AMSAT
uydu üretim ekibi, dünyanın çeşitli ülkelerinden toplanan amatör telsizci
ve teknik adamlardan oluşacak şekilde çalışmalara başladı.
|
|
AMSAT
ekibi 1974 sonunda tekrar bir araya geldi ve OSCAR
7 yi imal ederek yörüngeye yerleştirdi.
|
|
AO-7 (1982 senesinde tamamen sustu ve 2002 yılında yeniden canlandı,
aküleri açık devreye geçince paneller güneşi gördüğü sürece transponderi çalışıyor ve bu gidişle yüz yıllarca çalışabilir)
İLK Güneş paneli ( Solar Panel ) kullanılan Amatör uydu oldu..
Bu çalışma amatör uydu programında büyük bir adım idi. Farklı
MODE larda çalışan bir sistemi imal ederek, uzun mesafeli VHF haberleşme
imkanı sağlamıştı ve 7 yıllık uzun bir çalışmanın ürünüydü. İlk kez modül
formunda üretilen bu uydu; USA, Canada, Almanya ve Avusturalyalı ekipler
tarafından tasarımlandı.
Alçak
yörüngedeFaz
II serisinden olan OSCAR 8 1978
martında biraz alçak bir yörüngeye oturtuldu, Kanada, Japon, Amerikan ve
Alman amatörlerinin emeklerinin birleştirilmesiyle ortaya çıktı ve bu ülkeler
AMSAT OSCAR eğitiminin devamlılığını sağladılar ARRL nin desteği altında
AMSAT ekibi sadece uydu çalışmaları ve geliştirme programını devam ettiren
grup haline dönüştü.Bundan sonra Faz III
projesine geçildi.
Bu
aşamalar meydana gelirken Sovyetler ilk amatör uyduları olan RS 1 ’ i yörüngeye
gönderdiler. Amatörlerin uzayda dolaşan uyduları çoğalıyordu, bu yüzden
amatör yer istasyonlarınında gelişmesi gerekiyordu. Hem istasyonlar, hem
antenler uydu haberleşmesine uygun gelişmeler gösterdi.
|
|
|
|
I8CVS Domenico nun uydu
antenleri
|
|
|
|
LOCATOR
bilgisi, nokta QTH bilgisi ve olağan
dışı hallerde tehlike yardımının
gideceği yerlerin kesin hesaplanması gibi konular önem kazandı.Yer istasyonları,
gemiler ve hastahaneler arasında tıbbi bilgi alışverişi sağlandı.
AMSAT
FazIIIprojesi ile SPIN
modulasyon etkisini azaltacak şekilde bigisayar programları ve elektronik
devreler dizayn edildi.
SPIN
modülasyon: Uyduların
kutuplara yakın geçişlerde ve kendi etrafında dönmelerinden kaynaklanan,
işaretin azalıp çoğalması ve modülasyonun dönüşten ve manyetk alandan etkilenmesi
halidir.
DOPPLER
EFFECT: Yakın geçiş yapan uydularda yer istasyonu ile arasındaki
uzaklığın artması frekansta düşme olur ve istasyona yaklaşması ile frekansta
yükselme olur.Bu da frekansta kaymalara neden olur.Uydu tepede ikenkayma
sıfırdır ve frekanslar kalibredir.
Bu
arada NASA amatör uyduların yörüngeye
yerleştirilmesinde yardımcı olmaya başladı.AMSAT konusuna ve eğitimine
önem verdi.Oluşturulan sınıflarda, uzay teknolojisi, doppler efekt,
yörünge dinamiği, faraday dönüşümü, Telemetri ölçümleri ve daha birçok konuda
amatör katılımcılar eğitildi. Halen NASA daha önce denenmeyen bazı yeni
çalışmaları AO-40 üzerinde denemiş ve GPS uyduları
22.000 km yükseklikte dolaşmalarına rağmen, GPS uydu kuşağının dışına
çıkan AO-40
ile 60 bin km de AO-40 ın koordinatını üzerindeki GPS alıcıları ile
tesbit edip, uydunun dünya dışındaki yerini Norad radarları dışında ilk
kez tesbit etmiştir.
Bu tesbitte norad radarlarının verdiği dünya dışı koordinat ile GPS
uydularından gelen Koordinat birbiriyle eşleşmiştir.
Bu çalışma
sonucunda elde edilen bilgiler neticesinde yeni uyduların yerlerinin
belirlenmesinde bu uygulama kullanılabilecektir.
FAZ
III Eliptik[( MOLNİYA tipi yörünge)
yörünge uyduları takip ettikleri yörüngeden dolayı çok uzun süre haberleşme
imkanı tanıyordu. Dünyaya en yakın 1500 ve en
uzak 37000 Km. arasında gidip gelmeleri en uzak noktada hızları azaldığından
asılı duruyor gibi olmaları 10-12 saate
kadar görüş alanında kalmalarını sağlıyordu.
|
|
Molniya Yörünge modeli ile
Yeryüzünün %49 una ulaşma imkanı |
|
|
Yerin
% 49 unu kapsıyor
|
|
|
| Bu
yörünge modeli dünyanın yarısına yakın bölgeyi kapsıyabiliyordu ve en uzak
ülkelerle PROPAGATION a bağlı olmaksızın
haberleşme imkanı sağlıyordu.1000 kM ve
altında dönen uydular 10-15 dakikalık
haberleşme sürelerine kıyasla bu yörünge modeli ile 10
saatin üzerine çıkılabiliyordu.Clark kuşağındaki
sabit uydular yerin eğiminden dolayı kutup
noktalarında ufkun altında yada yere çok yataykalmaktadır,
uydu dar açıyle görülsede yer yüzünden üreyen statik ve manyetik gürültü
haberleşmeyi zora sokmaktadır..
Bu yörünge
modelini Sovyetler ilk kez kutup bölgelerindeki haberleşme hatlarının olmadığı
kuzey kutbunun çevresiyle haberleşmek üzere MOLNİYA
1-2 ve 3 uydularında kullanmış ve başarılı olmuştu, bir yada iki
uydu ufkun altında olsa bile en az biri görüş alanında ve uzun süre kullanılabilir
oluyordu. Amatörlerde bu sonuç üzerine FAZ
III serilerinde bu yörüngeyi kullanmaya başladılar.Bu model ile
uzun süreli uydu kullanma imkanı buldular ancak yinede uzun süre ile uyduyu
kullanmak uydu ile yer istasyonun ve uydunun yüksekliğinin çok uygun yer
ve zamanda karşılaşmalarına bağlıdır. Bu her zaman mümkün olmaz, ama gün
boyu enaz 1 ila 8 saate kadar ortalama
kullanım söz konusu olabilir.
Ayrıca
Molniye yörünge modeli Dünya üzerinde kıtaların üzerinde
yaşayan insan yoğunluğunun kuzey yarım kürede olması
nedeniyle Uydu daha çok kullanıcıya hitap edebilmektedir yani:
Uydu Kuzey yarım kürenin görüş alanında daha fazla kalır.
|
| |
|
UYDU
TERMİNOLOJİSİ:
|
|
AMSAT:
Amateur Radio Satelitte Corporation.(Merkezi Washigton da bulunan kuruluş)
APOGEE:Uydunun
yerden en uzak olduğu yer,yörüngenin uzak ucu.
|
 |
|
PERİGEE:Uydunun
yere en yakın geçtiği yörünge noktası.
|
|
|
CİRCULAR
POLARİSATİON: Hareketli
uydularda yer istasyonlarına göre
antenlerinde devamlı polarizasyon değişmesi olmaktadır ve zaten hareketli
uydular mutlaka kendi etraflarında saniyede bir yada birden fazla kez dönerler.
Buna sebep güneşi gören tarafta ısı yükselir ve ters tarafta ise çok soğur,
dönşümlü olarak kabini ısıtmak devreler arasında sorun çıkmasını önler.
sabit Haberleşme uydularında bu sorun özel bir alaşımdan yapılan ve ısıyı
sabit tutmaya yarayan bal peteği şeklinde ufak odacıklardan oluşan Turuncu
renkli ısı battaniyeleri ile en aza indirilmiştir ve ısı uydu içinde dağıtılarak
kullanılır.
Circular polarizasyon yani antenin devamlı Sağ tarafa dönümlü
kulanılması nedeniyle yer istasyonlarıda sircular sağa dönümlü
antenler kullanırlar
ve anten polarizasyonları uydu ile hep aynı fazda kalır.
KROS yagiler,
HELİCAL veTURNSTAIL antenler
buna örnektir.
|
 |
Sağa dönümlü Helical antenler |
|
|
|
Antenden
çıkan işaret bir dalga boyu mesafe katederken hem yatay hem dikey ilerler
uydu da aynı yönde döndüğünden
zayıflama en aza iner.
DOPPLER
EFFECT: Uydunun ilerlemesinden
kaynaklanan ve sinyalin erken yada gecikmeyle gelmesindenmeydana
gelen frekans kaymalarıdır.Yer istasyonuna yaklaşan uydunun frekansı artar,
uzaklaşanın ise azalır çünki kaynak uydu vericisi yere göre çok hızlı hareket
etmektedir ve gönderdiği sinüs işaretlerin arası uzaklaşırken gerilen bir
yay gibi araları açılıryaklaşırken
ise daralan yay gibi çoğalır buda frekansa etki eder. Bu na örnek bir otomobilin
yada trenin sesi yaklaşırken incedir ve yanınızdan geçip uzaklaşırken kalınlaşarak
devam eder.Uydu transponderleri bu etkiyi azaltmak için ters kullanılır
yani UP LSB ve DWN linkler USB
çıkışlıdır ve UP link girişleri ile
çıkışları da ters çalışır: Bir transponderin DWN
linkinin alt frekansından çıkış yapmak isterseniz UPlinkin
üst frekansından uyduya girmek gerekir.USB:
Üst yan band.LSB:Alt yan band.
DOWN
LINK: (DWN),Uydunun
yere gönderme yaptığı frekans, yada band genişliği.
UP
LINK:(UP),Uydu alıcısının
dinleme yaptığı frekans, yada band genişliği.
BEACON:Uyduların
tanınmasını sağlayan, devamlı telemetri işaretleri gönderen ve transponderinin
bir yada daha fazla frekansından duyulan sinyaller.
ECCENTRICITY:
Eliptik yörüngede her dönüşte meydana gelen sapma değeri.
ORBIT:
Yörünge
ELLIPTICAL
ORBIT: Elips seklinde
yörünge meydana getirme.
ELEVATION:
Yere göre yükseklik açısı.
AZIMUTH:
Kuzeye göre yatay açı.
ERP:
( EFFECTIF RADIATION POWER) Çıkış
güçünün kablo kaybı ve anten kazancı hesap edilerek ifade şekli.
GEOSTATIONER
ORBIT: 36-37 bin km
deki
yere göre iz düşümleri sabit uyduların bulunduğu CLARK kuşağı. Dünyadan
bu uzaklıkta dönen uydular uygun hızlarını koruyabildikleri takdirde, yere göre sabit
kalırlar.TV ve Haberleşme uydularının yanında bazı bilimsel uydular bu
yörüngeyi kullanır ve anten polarizasyonları hep sabittir. Solar yüzeyler
sensorlar yardımıyle otomatik olarak güneşe maximum bakışı yapar.Bazı alçak
yörünge uydularındada solar yüzeyler güneşe en dik açıyla bakacak şekilde
hareketlidir.
INCLINATION:
Ekvatoru kesen bir yörüngede çalışan uyduların ekvatorla kesişme noktasındaki
açıları. Bu açı FAZ III uydularında
ne kadar dik ise kuzey yarım küre o kadar çok
süre güneye göre uyduyu görür.Yani yerleşim ve nüfus sayısı kuzey
yarım kürede fazla olduğundan daha çok bu yarım küreye hizmet eder.
|
 |
AO-10
|
|
|
| AO-10 halen Aküleri şarj tutmadığından susmuştur |
|
AO-10
, AO-13 (AO-13 1996 sonunda atmosfere girerek yandı) ve AO-40
amatör uyduları böyledir ancak AO-40
, 60 derecelik
bir açıyla kuzey yarım kürenin en az 16 saat kullanacağı sekilde düşünülmesine
rağmen yörünge düzeltmelerinde meydana gelen aksaklılar ve düzeltme gazlarınıntamamının
ilk seferde tükenmesi nedeniyle ilk atıldığı
andaki 5 - 8 derecelik açıda 2.5 yıl çalıştı. Kontrol kartını besleyen
akü grubunda açık devre olması ve solar panellerden gelen gücüde otomatik
olarak kesmesi nedeniyle 2003 yılından beri arızalıdır ve devre
dışı kalmıştır.
INCREMENT:Uyduların
hareketi esnasında dünyanında döndüğünü hesap ederek her yörünge dönüşünde
üzerinden geçtiği yada katetiği meridyen sayısı.
KİK
MOTOR: FAZ III amatör
ve profesyonel uyduların geçici ilk yörüngelerine oturtulduktan sonra Periggeede(en
yakın noktadan) Apogee ye(en uzak noktaya) ulaşacak yörünge şeklini sağlayan
itme motorlarıdır.
Bu motorlar
soğuk itme ve sıcak itme olarak iki türlüdür.Amatör uydularda soğuk itme
ilk kez AO-40 da kullanılmıştır . Sıcak
itme denilen ve ateşlenme ile uzaya gaz bırakan NEWTON motoru nun yanında
soğuk ağır gaz ile itmede de bu yöntem kullanılmıştır.NEWTON motoru ateşlemede
sorunlar çıkarmış ve istenen yörüngenin dışında bir yörüngeye geçmişti
ve hatalar ince hesaplarla bu bahsettiğimiz soğuk gaz itme motoruyla en
aza indirilmiştir.
Şu an
AO-40 ın yörünge düzeltme için kullanabileceği ne sıcak nede soğuk gazı
kalmamıştır. Yapılan hesaplarla bu yörüngede 8 sene dönebilecektir.
|
| |
Amatör haberleşme uyduları üzerine
sıkça
sorulan sorulara cevaplar.
|
| |
|
Bahse konu uyduların bazıları
susmuştur
1-
[Uydu haberleşmesinde
vertikal anten kullanılabilirmi]Vertikal antenle yakın geçişli uyduları
duyabilirsiniz,ancak tam tepe üstünde biraz zayıflayabilir,50-60 derecelik
açıdan sonra ufuk hattına doğru daha kolay konuşabilirsiniz.Uydu haberleşmelerinde
KROSS Yagi tabiredilen yatay ve dikey elemanların aynı boom üzerinde olan
antenler ROTOR Yönlendirmesi ile kullanılır.
2-[Yakın
geçişli uydularla görüşme süresi ne kadardır] AO 27 uydusu ile
15 dakika kadar görüşme yapabilirsiniz,daha uzun süreli kullanabileceğin rs
12 uydusu ve fo20 ve fo29 uydusu var bunlar 1600 km yükseklikte dönmekte
olduğundan 20 dakkaya kadar çıkabilir.Ancak bu son iki uydu için multi
mode ssb ve cw si olan uhf ve vhf trx lazım. RS 12 ileıkımetre
multimode trx ile TX yapıp 29 mhz den RX yaparak calışabilirsiniz, RS12
nin ve diger uyduların tüm bilgilerini
http://
amsat.org den bulabilirsiniz.(RS
12 Susmuştur)
Molniya
yada yüksek yörünge uydularında uydunun konumuna göre süre 15 saate kadar
çıkabiliyor.
(Halen aktif uydular sayfanın başındadır) 3-[FM
uydular da haberleşme kolaymı]Doğudan gelen uydulara daha kolay
girersiniz ancak uydu batıda ise çok zorlaşır çünki bir dolu istasyon yüksek
güçle çıkış yapar ve tek FM kros aktarıcı olduğundan kim kuvvetli ise o
diğerlerini bastırır..
4-[FM
modede Çalışan uydular VO-51, SO-50, AO-16 fm/ssb, AO-27 (SO-50
ve VO-51 67Hz ) 6-
[ AO 27 nin
transponderi herzaman açıkmı]AO27 ile ilgilibir
bültende genellikle hafta sonları açık tutuluyor diye okumuştum,.
7-
Geride kalan 10-15 uydu ise dıgıtal modede ve 9600 baud da calısıyorlar
bir tanesi 1200 baud çalışıyor.
http://
amsat.org : sayfada
güncel bilgileri var.
8-[uydu
en güçlü olarak nerelerden duyulur]Uydu dünyadaki en yakın noktadan
daha iyi duyulur ancak uydunun anteninin ve yer istasyonunun ışıma açılarıda
çok önemli ve antenlerin polarizasyonlarıda uygun oluncaduyulma
kalitesi artar.
9-[ MOLNİYA
tipi yüksek yörüngede dönen AO10 yüksek orbit dediğimiz molniya tipi yörünge de dönen AO10
u
yaklaşık 3 bin yer istasyonu ile birlikte kullanmaya
çalıştım, çünki AO 10 un aküleri
tamamen açık devre ve sadece Solar array ler güneşe dik yada dike yakın gelince çalışabiliyorduk. Besleme yetmediği
için uyduya giren istasyonların vericisine akım çektirince osilatörü kayıp
duruyor ve yerin çekimi ve uydunun kendi etrafında dönmeside modülasyonu
bozuyordu.
Alıcısı çok hassas bir cihazdı .Bilhassa yakın geçişlerde,
uyduya yüksek güçle ulaştığımızda; Aküden Linear
olarak güç çeken çıkş katı akü voltajını düşürünce
osilatörde azda olsa kayma oluyor ve konuşan istasyonların
seslerinde kedi miyavlaması gibi garip efektler oluşuyordu.
AO-10, AO-13 ve AO-40 TAMAMEN SUSMUŞTUR
1996
kasımında atmosfere girip yanan AO13
145/435 MHz de SSB Transponderi ve 2400 MHz de downlinki vardı ve
3 bin yer i ıstasyonundan %90 ı UHF/VHF geri kalan %10 u S band dediğimiz
2400 Mhz Dwn'ı cok kısa süreli kullanırlardı.
Aynı tip MOLNİYA yörüngesinde çalışan
AO-40 uydumuz ise yer
istasyonunun kumanda hatası nedeniyle sorunlu bir hayatı oldu.
2 metre ve 70 cm down lınk çalışmadı,,
sadece 2400 Mhz dekı down lınk i aktif idi ve bu yüzden 3 bın uyducu 2400
Mhz den 145 yada 435 Mhz ye down converter yapmanın yada edinmenin
derdine düştü.
Bende bir tane dwn conv. edinerek 2400/145 e konvert ederek AO 40 ı
duyabilmiştim..
Dwn Konverter ile birlikte, 2.4 GHz 40 dB lik preampliyide
helikal antenle Dwn Konverter arasında kulanmak gerekmişti. Binden
fazla qso yapma imkanım olmuştu AO-40 P3D uydusu üzerinden
.
Bu qsoların çoğu mükerrer akşam sohbetleriydi. Frekans
yükselince minnacık antenlerle çok daha kazançlı sistemler kullanılabiliyor...
Yani Helical Anten 60 cm çanak ile Pencere kenarından uyduya yöneltilerek saatlerce kullanılabiliyordu. |
| |
AO 40
P3D Uydusunda son durum :
Bu güne dek imal edilmiş en kapsamlı Amatör haberleşme uydusu
idi.
Bu uydu 2003 yılında Akü arızası sonucu susmuştur.
10 yıllık ömrü olmasına rağmen sadece 2.5 yıl kullanılabilmiş, birçok
arıza ve yörünge hatası yaşanmıştır.Bu Uydu da yaşanan sıkıntı ve
hatalar şu an hazırlanan yeni P3E uydusunda yaşanmaması için gerekli
önlemler alınmaktadır. |
 |
|
|
2000 Aralık ayı sonlarında
uzaya gönderilen AO40 uydusu Arıza nedeniyle 2003 İlkbaharında tamamen
susmuştur. İki ayrı kumanda bilgisayarı
ve iki ayrı akü grubuna sahip olmasına rağmen hesapta olmayan bir
arıza nedeniyle şu an yörüngede başıboş dolaşmaktadır.
Planlamada iki adet Akü grubu ile uydunun uzun süre görev
yapabileceği düşünülmüş olsada aküler arasında bağlantı aktarma sitemi
Bilgisayarla yapıldığından O sırada devrede olan bilgisayar sisteminin
akü grubu devre dışı kalınca bilgisayar ünitesi de devre dışı kalmış
ve akü aktarma işlemi yapılamamıştır.
Uydunun kumanda dışı kalmasından sonra hiç bir iletişim kalmayınca
akla gelmedik yöntemlerle uydununun çıkış katının çıkış yapmaması
ancak osilatörlerinin çalışıyor olabileceği varsayımı ve bu
osilatörlerden uydu dışına işaretin sızabileceği düşünülerek.
Avusturalyadaki amatörler tarafından 1969 da Aya ayak basan Astronotların
görüntüsünü alıp TV lere Aktaran ve şuan kullanılmayan 30 metre
çapındaki eski NASA uydu alıcı çanağına AO40 ın osilatör
frekansını dinleyebilecek bir alıcı anteni yerleştirilmiş ve uydudan
gelebilecek bir zayıf sinyal duyulmaya çalışılmıştır. Ancak sonuç
alınamamıştır. Uydunun uğursuzluğu aslında daha
baştan belliydi: Selenoid Gaz ventilleri daha
yeryüzünde imalat sırasındaki testlerde de sorun çıkarmış,
ancak sorunun giderildiği düşünülerek
sisteme monte edilmişlerdir.
2000 yılı başlarında yörüngeye gönderilenedek uzun süre fırlatma
roketlerinde boş yer beklenmişti, bu esnada ESA avrupa Uzay ajansı
Arien4 Roketlerinden Arien 5 roketlerine geçince AO40 uydusu
fırlatmada geri sıralar inmişti, sebebi ise Arien4 Roketleri yerden
daha yavaş bir ivme ile yükselmekte ve uyduların yerden yükselme
esnasında yer çekimine göstereceği direnç ve iç sağlamlıkta ona göre
olmalıydı ve AO40 Arien 4 e göre imal edilmişken
sıra beklerken fırlatma roket A5 daha güçlü olunca yeniden
sökülerek bazı parçalar ve mekanik özellikler daha güçlü hale
getirilmiş ve nihayet fırlatma sırası gelipte hazır olmayan bir
ticari uydunun yerine PAYLOD a yüklenerek yörüngeye yollanmıştı. Amatör udular ücretsiz
olarak fırlatılmaktadır bu yüzden planda olmasına rağmen imalatı
geçiken ve yeri boş kalan uyduların yerine Payload a yerleştirilerek
hem de balans sağlaması amacıyle fırlatılmaktadırlar.
Uydumuz geçici yörüngeye yerleştikten sonra 145 MHz bandındaki beaconu
çok güçlü olarak duyulmaya başladı bir süre beacon takip
ederek uydunun konumunu gözlendi. İlk yörüngesi Ekvatora paraleldi ve
geçici olarak test için UHF VHF Transponderi açıldığında büyük Pileup
olmuş yüzlerce istasyon birbiriyle qso yapmaya başlamıştı. Test
sonunda nihai kalıcı yörünge düzeltmesi için ateşleme yapılcaktı
ne olduysa bu ateşleme esnasında newton motorlarına yanıcı gazı
yollayan selenoid vanalarda tutukluk olmuş ve ateşleme uzun
süre sürmüştü ve uydu bir anda hiç beklenmeyen bilinmeyen bir
yörüngeye geçmişti ve kimse nerde olduğunu bilmiyordu.NORAD Radarları
sayesinde yeri tesbit edilerek kepler bilgileri amatör telsizcilere
aktarıldı.
Uydunun transponderleri susmuştu ve nehalde olduğu
bilinmiyordu. Çeşitli testler neticesinde bir ZL
Yenizelanda istasyonu uydunun bilgisayarlarını Resetlemeyi başardı ve
uyduyla tekrar temas sağlandı, ancak VHF Downlik susmuş sadece 2.5 GHz
S band DWN lilink olarak duyuluyor ve Uplink ise UHF bandından
işaret alabiliyordu. Yani birçok transponder
son ateşlemede arızalanmış büyük ihtimalle uydu gövdesinde yanıklar
oluşmuş ve belkide yüzeyde yamulmalar olmuştu, çünki antenlerin bakış
açıları da bozulmuştu.Bu düşünceye varmamıza sebep;
Antenler dünyaya veya bulunduğumuz koordinata dik veya dike yakın
geldiğinde sinyallerin kuvvetli duyulması gerekirken, antenler dünya
dışı bir noktaya baktığı anlarda sinyal daha kuvvetli
duyuluyordu. Bu durumu QSO yaptığım diğer istasyonlara sorduğumda
onlarda aynı fikirde olduklarını belirtmişlerdi. Antenlerin
değiştirilmesinde kullanılan Roleler de devre dışıydı ve Telemetri
işaretlerinden 145 MHz Dwn lik çıkış katının çektiği akım ve ısı
seviyesi çalıştığını gösteriyordu ancak RFçıkışı antenlere ulaşmıyordu.
AO40 Daha test aşamasındayken yörünge düzeltmesindeki sorundan
dolayı bir çok farklı banddaki transponderlerini kaybetmişti, bunada
razıydık ve Birçok istasyon S band dan dinleme yapacak şekilde
kendisini düzenledi ve 2.4 GHz den dinleme yaparak UHF den Uplink
yaparak uyduyu yarım porsiyon olarak kullanmaya başladık, ancak
2.5 sene sonra iki adet S band DWN link vericisinden biri de
susunca yedeksiz tek S Band vericisine ve UHF alıcısına kaldı. Bu
haliyle yaklaşık altı aylık çalışmadan sonra tamamen susarak büyük
ümitler bağladığımız uydu başıboş dolaşan bir metal yığınına döndü
.Şimdi P3E EAGLE uydusunu bekliyoruz.Umarız bu yeni uydu bu sorunları
hiç yaşamaz.Yeni Uyduda Dünyayı takip eden ve uydunun dış kısmını
görüntüleyen üç kamera bulunacaktır. AO40
Uydusu hatalı yörüngeye geçtiğinde 8 derecelik İnklinasyonla ekvatoru
geçmekteydi ancak istek dışı yerleştiği yörüngenin alt ucu Preigee
1000 KM, en uzak noktası ise 60Bin km uzaktaydı bu mesafeyi
katetmek 18 Saat sürüyordu ve amatörler uzun süre Uydu üzerinde QSO
yapma imkanı veriyordu. 2.4 GHz de 70 cm lik çanak antenle çalışan DWN
Konvertörle 145.350 MHz den pencere
kenarındaki bir çanak Helix antenle dinleyebiliyorduk. Ayrıca Biri renkli
iki adet Dijital kamera taşıyordu.
AMSAT bülteninde AO 40 üzerinden temas sağlayan istasyon sayısının
yaklaşık 400 olduğunu ve bu istasyonların
58 DXCC ülkesini temsil ettiğini bildirmiştir.
Bu ülkeler arasındaTA
- Türkiyemizin de adı bulunmaktadır. 73.
|
| |
AO-13
uydusunu ilk kez kullanmamla ilgili anım:
1996 Sonunda
Uydu Atmosfere girerek yanmıştır.Yazı bilgi mahiyetinde yayındadır. |
| K . Mehmet
Başak - TA1D
|
|
Yakın
geçişli RS ve FO serisi uydularla 1988 den beri dünyanın yakın mesafeleriyle
QSO larım olmaktaydı, ancak uzak mesafelerle qso yapmak için AO 10 veya
AO 13 uydularını kullanmak gerekiyordu ve bu uydular dünyadan 37 bin km
uzağa kadar gidip gelmelerinden dolayı KROSS yagi tabir edilen ve Yatay
dikey anten ROTORuna ihiyaç vardı. 1990 larda konuya ilgim arttı ve elimdeki
Multi mode UHF ve VHF cihazlara rağmen eksikler olduğundan deneme imkanım
olmuyordu.
Kross UHF ve VHF çok elemanlı antenlerimi tamamlamam ve rortorların
anten direğine yerleştirilmesi gerekiyordu.
Esas sorun ise o tarihlerde
UHF henüz amatör telsiz haberleşmesine açılmamıştı bu yüzden TGM den UHF
uyduya UP link yapılabilmesi için sadece UP link frekansını kullanmak için
izin almam gerekiyordu ve izin başvuruma olumlu cevap verildi,
sadece AO-10
ve 13 uydularının giriş bandını kapsıyacak şekilde (435-436 MHz) ve UHF
bandı açılana kadar bahsi geçen frekans aralığını kullanabilecektim ve
bu uydu çalışması Türkiyeden ilk kez yapılıyordu., daha önce AO 10 ve 13
uydularından hiç TA işaretli istasyon görüşme yapmamıştı.
Otarihlerde
en popüler uydu olan AO13 birkaç yıldır yörüngede idi ve çok başarılı çalışıyordu.(Bu
uydu 1996 sonunda yörüngesi düzeltilemediği için atmosfere girdi ve yandı)
Resmi
izin almış olmaktan dolayı çok memnun olmuştum, teknik olarak da tüm donanıma
sahiptim, ancak işlerimin yoğunluğu nedeniyle yaklaşık bir yıl gecikme
ile bu çalışmaya başlayabildim: Yeni QTH ıma taşındıktan sonra ilk işim
VHF-UHF Kross yagi antenlerimi ve yatay dikey çalışan rotorlarımı anten
kulesinin üzerine yerleştirmek oldu.
|
 |
| TA1BJ
Tahir Songelen ve TA1E Aziz Şasa VHF için yaptığım Kros Yagi
Antenin geometrisine bakıyorlar |
|
Ancak bu anten ve rotorları tek
başıma kuleye yerleştirmek biraz zor olacaktı ve TA amatörlerinin yardımı
gerekiyordu.
Yardıma TA1E Aziz Şasa, TA1BJ Tahir Songelen ve(rahmetli) SK TA1F Tuncer Topdemir
geldiler.
|
 |
Daha
önce yapıp temin ettiğim antenler ve rotorlar direğe ve taşıyıcı BOOM üzerine
yerleştirildi,ara kumanda kabloları ve koax – heliax kablolarda antenlere
bağlandıktan sonra kabloların hepsini çatıdan sarkıtarak acele ile camdan
içeri aldık ve istasyondaki rotor kumanda ve cihazların çıkışına bağladık.
O kadar düşünmeme rağmen unuttuğum detaylar vardı ama bu haliylede istasyon
çalışabilirdi.Örneğin dikey rotor kabloları henüz bağlı değildi ama olsun
eğer uydu ufka yakın bir yerde ise yatay olarak o tarafa döndürmek yetebilirdi.Her
şey tamam dedim kendi kendime ve O zaman kullandığım Commodore 64 bilgisayarımda
yüklü olan uydu programını çalıştırıp AO 13 ün yerine baktım , görüş alanında
ve ufka yakın bir yerde idi hemen yatay rotorla antenleri ona doğru tevcih
ettim.VHF 145.812 MHz de AO-13 ün Beacon sinyali zayıf da olsa duyuluyordu.Hemen
transponderin SSB tarafına geçtim ve UP link frekansının bu çıkışa gelen
yerinden taşıyıcı işaret göndererek dönüşden duyulup duyulamıyacağımı kontrol
ettim .. evet dönüyordu işaretim ve anteni biraz daha sağ sol yaparak en
uygun seviyeye getirdim. Bandı tararken bir Japon istasyonunun bir başkası
ile CW qso su devam ediyordu,qso nun bitiminde CW olarak istasyonu çağırdım
,
önce işaretimi alamadı ve qrz dedi bir daha çağırınca baktım TA1D burası
JA1BLC diye cevap verdi. Tarih 20.4.1991 Gmt:15.45 Artık AO 13 e ulaşabiliyordum
ve Molniya tipi yörüngede çalışan eliptik yüksek yörünge uydusu olan AO13
de TA çağrı işareti duyulabilecekti. Uydu yaklaşık 30 bin km deydi
,
19 Elemanlı Cross UHF yagi ve 25 watlık güçle Uyduya ulaşmıştık, DWN
link de ise 9 elemanlı homemade Cross yagi vardı, Uydu preamplisiz olarak
duyuluyordu. İşi başarmıştık. O anki heyecanımı ve
sevincimi unutamam, bu heyecanıma TA1E,TA1F,TA1BJ ve eşim TA1YCB ( TA1YB)
da şahit olmuşlardı..
(Fotoğraflar TA1YCB)
|
 |
|
O sırada TA1E nin şu an TA için
tarihi an deyişini hiç unutamam. 20.4.1991 Gmt:15.45 |
|
Resimde solda TA1E Aziz Şasa, Ortada TA1F Tuncer
Topdemir ve AO-13 uydusuyle yaptığım ilk CW QSO anı. |
|
AO13 uydusunu son anına kadar kullanma
imkanı bulabildim ve Dünyada bu uyduyu kullanabilen 3 bin istasyonun hemen
hepsi ile qso yapma imkanım oldu.Bunun yanında zaman zaman aktif olan
AO 10 uydusunuda kullandım ama bu uydu da o sıralar enerji probleminden
dolayı zaman zaman duyulmaz oluyordu.Nihayet 2002 yılı sonlarında aküleri
tamamen enerji depolayamaz hale gelince sustu.
Ancak obje olarak halen NORAD Radarları tarafından tespit esilen Kepler bilgileri internette
yayınlanmaktadır.
Unutmayalım AO7 Uydusuda ilk Solar panel kullanılan Amatör uydu idi ve 1982
yılında tamamen sustuktan Yirmi yıl sonra
2002 Yılında akülerdeki kısa devre soğuk sıcak etkisiyle açılınca aniden sinyal
gönderip kendisini tanıtarak Uydu amatörlerini şaşırtmıştır. Yani Tarihte ilk
hortlayan uydu ünvanını almıştır.Yukarda da bahsettiğim gibi halen Panelleri
güneşi gördükten bir kaç dakika sonra çaılşmaya başlıyor ve karanlığa girince
susuyor ve bu haliyle sanırım bir çok insan hayat süresinden de fazla devrede
kalabilir. |
| ta1d@ta1d.com |
| |
| |
Yeni
hazırlanan P3E Uydusu ile ilgili bilgiler burada yer alacaktır.Bu
uydu Molniya tipi yüksek yörünge uydusu olarak tasarlanmaktadır.145
MHz ve 48 GHz aralığında çeşitli bandlarda transponderler taşıyacaktır.
Bunun yanında aynı uydu ile birlikte utopik bir çalışma
daha planlanıyor , P3E mars etrafında yörüngeye
oturacak bir başka amatör uydu ile de bağlantı
kurulmasını sağlayacak. |
|
|
| |
| |
| |
| ANASAYFAYA
DÖNÜŞ |
| |